Ameliyata hazırlık

Cerrah ameliyata ya önceden karar verir yada acil bir durum karşısında başvurur, önceden karar verdiği cerrahi teşebbüsler, belirli bir rahatsızlığın ya da hastalığın ilâç, fizik tedavi ve diğer metodlarla giderilmemesi durumunda başvurulan teşebbüslerdir. Burada acillik söz konusu değildir. Gerekli araştırmalar, değerlendirmeler yapılmış, hastaya gerekli bilgiler verilmiştir. Bu tür teşebbüslerde hasta ameliyata arzu edilen şekilde hazırlanır; sağlık durumu ameliyat için elverişli bir hale getirilir; böylece ameliyatın doğurabileceği sakıncalar azaltılır. Hastanın iyileşme yani nekahat devresinde, sakıncaların giderilmesi gayesiyle çeşitli tedbirler alınır. Bu konuda fizik tedavi uzmanları ve ameliyat sonrası bakım uzmanları cerraha yardımcı olurlar. Ayrıca ameliyat esnasında yardım eden asistanlar, anestezi uzmanları, ameliyat sonrasında hastaya bakan hemşireler ve teknisyenler, iç hastalıkları uzmanları, biyokimyacılar da cerrahın en önemli yardımcılarıdır.

Ameliyat olacak hastanın korku duygusunun giderilmesi için, ameliyattan çok uzun bir süre önce hastanın psikolojik yönden ameliyata hazırlanması gerekir. Bu arada biyokimyacı hastanın tahlillerini ve tetkiklerini gerçekleştirerek, hastanın gerek narkoz alma,, gerekse ameliyat sırasında karşılaşabileceği sakıncalı durumların giderilmesine büyük çapta katkıda bulunur.

Narkotiklerin solunum yoluyla alınması metoduyla yapılan anestezi, eskiden ameliyattan sonra hastada çok olumsuz intihalara yol açardı. Çok kısa bir süre içinde etkili olan ve damar yolu ile verilen barbituratların kullanılması, 1930’dan bu yana hastanın ilk önce normal bir uykuya dalar gibi uyutulması, ardından solunum yolu ile bayıltıcı gazların verilmesi imkanını açarak, bu olumsuz intihaların giderilmesini sağlamıştır. Bugün bayıltıcı gazlardan önce genellikle tiopenton ve metohek siton gibi maddeler kullanılmaktadır. Anestezinin bu şekilde yapılması hastaların kolayca ve normale yakın bir şekilde uyumalarını mümkün kılmaktadır. Anestezi sırasında kullanılan çok etkili ve gereğinde etkileri bunlara zıt maddelerle kısa bir süre içinde ortadan kaldırılan çeşitli kimyevi maddeler ve bu maddelerin hastaya aktarılmasını sağlayan cihazlar cerrahın başarı şansını yükseltmişlerdir. Ameliyat sırasında hastanın hayati belirtilerini, vücudunun çeşitli organlarının çalışmalarını ve kan hacmini sürekli olarak gösteren metod ve cihazlar bu tür yardımcı araçlardandır. Cerrahın rahat çalışması için iskelet kaslarında gevşemenin sağlanması gerekir. 1812’de Charles VVater ton tarafından Avrupa’da ilk olarak kullanılan kürar bu gevşemeyi sağlamış ve ameliyatlarda kolaylığa yol açmıştır. Kürar, Amazon nehri dolaylarındaki ormanlarda yaşayan yerlilerin, bir bitkiden çıkararak oklarına sürdükleri bir maddenin, isabet alan düşmanda ya da av hayvanlarında bir süre için hareketsizliğe yol açtığının tesbiti sonucu keşfedilmiştir. Bugün kürara benzeyen çeşitli yapay maddeler, cerrahî girişimler sırasında kullanılmaktadır. Bu maddelerin kullanılması sırasında solunumu sağlayan kaslarda da gevşeme olduğundan, hastanın suni bir şekilde solunması gerekir. Bunu sağlayan aygıtlar II. Dünya Savaşında geliştirilmiş ve sadece ameliyat sırasında değil, solunum kaslarının felcine yol açan bütün hastalıklarda da hayat kurtarıcı bir rol oynamışlardır.

Ameliyat sırasında kan kaybının önlenmesi için damarların büzülmesi gerekir. Bu, damarların sıkılması, düğümlenmesi ya da dağlama sağlayan elektrikli cihazların yardımıyla gerçekleştirilir. Bu metodlar dışında kendi işlek sinir sisteminin yerini alan birtakım kimyevi maddeler de, ameliyat alanında küçük büzülmeler sağlayarak kaybedilen kanı azaltır.

Ameliyathanede çalışmak üzere uzmanlaşmış, ameliyatı yapan cerrahların istedikleri âletleri zamanında veren, onları kullanacakları şekilde hazır bulunduran hemşireler genellikle ameliyat konusunda hekime yakın bilgi sahibidirler. Bunlar her aletin ne zaman kullanılacağını bilirler. Ameliyatı yakından takip ederek masalarının üstündeki her türlü cihazı hemen kullanmaya hazır bir vaziyette bulundurur ve elini uzatan hekim daha aletin adını söylemeden aleti uzatıp verirler. Ameliyattan çıkan hastanın ameliyat sonrası bakım odasına ve sonra normal odasına veya koğuşuna alınması sırasında takibi de, özel bilgi sahibi hemşerilerin yardımıyla gerçekleşir.

Acil cerrahi müdahelelerde tıbbi ilkeler aynı olmakla birlikte, hastanın durumunun gereğince değerlendirilmesi imkanı yoktur. Çünkü hastanın kan durumunun tesbitine, sağlık durumunun incelenmesine yetecek kadar zaman yoktur. Bu durumlarda tehlike daha büyüktür; cerrahın daha yetenekli, hemşirelerin daha bilgili olmaları gerekmektedir.

Eskiden cerrahlar fıtık ameliyatlarından beyin ameliyatlarına kadar her türlü cerrahî girişimi yaparlardı. Oysa bugün bu konuda bir uzmanlaşma gerçekleşmiştir. Artık cerrah, her türlü cerrahî girişimi yapan bir kimse değildir. Mesela beyin cerrahîsi normal cerrahîden ayrılmış, tek başına bir uzmanlık alanı halini almıştır. Aynı gerçek kulak, burun, boğaz, göz, kadın doğum ve ortopedi bölümleri için de geçerlidir. II. Dünya Savaşından sonra üroloji uzmanları ve mide bağırsak cerrahları da, genel cerrahî dışında bir uzmanlık bölümü meydana getirecek kadar uzmanlaşmışlardır. Bu uzmanlaşmanın hastalar açısından değeri büyüktür. Çünkü cerrahlar uzmanlaştıkça, çalıştıkları organların özelliklerinin derinlerine inebilmektedirler. Bu şekilde edindikleri bilgiler hastaların iyileştirebiImesi için büyük çapta yararlı olmaktadır.

Cerrahîde kaydedilen önemli gelişmelerin biri de, hasta ya da görevini göremez bir duruma gelmiş, yani bozulmuş organların yerine yenilerinin takılması işlemleridir. Mesela ince bağırsak derilerin den sidik torbası yapımı, ya da hastalanmış yemek borusu çıkarıldıktan sonra, yerine kalın bağırsak ya da midenin bir bölümünün kullanılması, bozulmuş kalp kapakçıklarının yerine suni plastik kapakçıklar yerleştirilmesi, suni maddelerden oluşturulmuş boruların çeşitli atar ve toplardamarların yerine kullanılması, başka kimselerden alınan böbrek, kalp, karaciğer gibi organların hastalara takılabilmesi bu alanda sağlanan önemli gelişmelerdir. Topu topu on yıl kadar önce imkânsız işlemler olarak nitelendirilen ameliyatların günümüzde gerçekleştirilmiş olması, kısa bir süre sonra cerrahlıkta daha nelerin başarılacağını göstermektedir.

Gerçekten de, günümüzde tıbbın ümitsiz olarak değerlendirdiği birçok hasta, yakın bir gelecekte cerrahî yoldan iyileştirebilecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>