Elektrokardiyografi nedir

Son yetmiş beş yıldır ölüm sebepleri arasındaki yeri gittikçe önem kazanan kalp hastalıklarının teşhisinde kullanılan çok önemli bir metod. Elektrokardiyografi metodu, elektrokardiyograf cihazı ile uygulanır.
Bu cihazla doktor, kalp kasındaki elektrik değişmelerini denetleyebilir; bu değişmeler bozukluğun nerede olduğunu belli edecek ipuçları verir. Vücudun bütün işlevleri karmaşık bir elektrokimya sistemi tarafından gerçekleştirilir. Bu sistemi denetleyen beyin ve merkezî sinir sistemidir. Vücuttaki her hücre, elektrik bakımından «polarmış» bir zarla sarılıdır. Yani bu zarın iç yüzeyinde eksi elektrik yüklü iyonlar, dış yüzeyinde artı elektrik yüklü iyonlar vardır ve bunların sayıları birbirlerine eşittir. Kalpteki bir kas hücresi kasılmadan hemen önce, bu polarmış zar parçalanır, böylelikle elektrik yüklü tanecikler hareket ederek bir elektrik akımı oluştururlar.
Kalbin içindeki bütün hücreler birbirleriyle çok sıkı ilişki içinde olduklarından, kalp çok büyük tek bir hücre gibi işler. Diyastol (dinlenme aşaması) sırasında akım yoktur, fakat kalp genişleyip kasıldığında elektrik akımı geçer. Bu akımın varlığı, çeşitli yerlere bağlanmış elektrotlarla anlaşılabilir. Kalbin önce kulakçıkları, sonra karıncıkları harekete geçtiğinde, bütün bu dört kısım polarmışlığını yitirir; öyle ki hepsi birden kasıldığında güç farkı yani akım geçişi kalmaz. Hücre ilk durumuna dönünce yavaş yavaş yeniden polarma elayı meydana gelir. Bu defa karşı yönde elektrik akımı geçer. Tekrar polarma olayı, polarmışlığı yitirmeden daha yavaş gerçekleştiğinden ve kalbin bazı kısımları ötekilere oranla daha çabuk dinlenme aşamasına girdiğinden, akım dalgasının ikinci bölümü dalga genişliği bakımından birinci bölümden daha ufaktır.

Bütün kaslar bir elektrik gücüyle ilişki durumundadır; fakat vücut hareketsizken ancak kalbin meydana getirdiği akım fark edilir. Bunu fark etmek için doktorun kalp kasının üzerine bir elektrot bağlaması gerekmez; vücudun dış kısımlarına elektrot bağlamak yeter. Bu elektrodlar aracılığıyla tesbit edilen güç farkları, kalp içindeki farkların toplamını gösterir.
Elektrokardiyografin çalışması şu ilkeye dayanır; gümüş ya da platin kaplı bir tel, akımdaki çok ince değişmelere cevap vererek bir manyetik .landa titreşir. Bu titreşimlerin derecesi ve yönü fotoğraf filmi ya da duyarlı kâğıt üzerine kaydedilir. Film ya da kâğıt bir makara üzerinde dönerek hareket eder; böyle cs titreşimler muayenenin sonuna kadar izlenebilir.
Hasta, aygıta üç telin ucundaki üç çift elektrotla bağlanır. Bu üç çift elektrot kol ve bacaklara ya da göğüs çevresinde altı ayrı yere konularak üç ayrı kayıt alınır. Bu üç kaydın her biri, bir çift elektrotun gerilim farkını gösterir. Kuru bir deri yüzeyinde elektriğe direnç yüksek olduğundan, genellikle deri elektriği iyi ileten bir maddeye (su vb.) bulanmış pamukla ıslatılır.
Elektrokardiyograf, kayıtta dikey bir 1 cm.’lik çizgi, 1 milivoltluk (1/1000 volt) bir güç farkını gösterecek şekilde ayarlanmıştır Dalgalar P, Q, R, S, T, U harfleri ile belirtilir.

P dalgası kulakçıkların içindeki faaliyetin, QRST dalgaları ise karıncık faaliyetinin karşılığıdır. Kalbin hareketi kendi içinde, sinüs düğümü denen özel bir kaş lifi topluluğundan başlar. P dalgası, elektrik işaretinin sinüs düğümünden çıktıktan sonra kulakçıkları baştan başa geçmesi için gerekli zamanı gösterir. QRS bölümü, karıncık kaslarının polarlanmayı yitirdiği zamam işaret eder. T bölümü karıncıkların yeniden polarmasını işaret eder. U bölümünün neyi belli ettiği kesin olarak bilinmemektedir; zira bu bölüm her kayıtta görülmez.
Elektrokardiyografi kaydındaki en önemli ölçümlerden biri PR arasının ölçülmesidir. Bu ölçüm, elektrik dürtüsünün karıncıkları geçip kulakçık karıncık düğümü denilen bir başka kas lifi topluluğuna varıncaya kadar geçen süreyi gösterir. Bu süre kulakçıklar ve karıncıkların hareketleriyle ayrı ayrı bağlantılıdır ve genellikle 0,12-0,21 saniye sürer. 0,21 saniyeyi geçmesi kulakçık karıncık düğümü çalışmasında bir aksaklık olduğunu gösterir. QRg kesiminin normal süresi 0,060,11 saniyedir. Daha uzun sürmesi ya karıncıklardan birinin ağır çalışmasının, ya da elektrik dürtüsünü her ikisinin aynı anda alamayışlarının belirtisidir.

Doktor bu kayıtlardan hareket ederek çeşitli teşhislere varabilir. Bunların başında ritm bozuklukları (aritmi) gelir. En önemli ritm bozukluklarından biri ekstrasistoldur. Ekstrasistol, kalp boşluklarından birinin veya birkaçının gereğinden önce kasılması durumudur. Ekstrasistol kulakçıklardaysa, kayıtta P dalgası anormal görünür; karıncıklardaysa QRST kesimi çok anormal olur; ve elektrik akımı henüz kulakçıklarda görünmediği için P dalgası olmaz. Ekstrasistolde hastaya kalbi atmıyormuş gibi gelir; fakat bu şikâyeti genellikle önemli bir bozukluk sonucu değildir.
Ritm bozukluklarından biri de sinüs aritmisi denen durumdur. Bu durumda soluk alırken kalp hızlı atar; soluk verirken yavaşlar. Sinüs aritmisi çok önemli değildir. Bunun kayıttaki belirtisi TP aralığı farklarından başka bir yerde görünmez.
Yine aynı çeşitten bir başka bozukluk kulakçık taşikardisidir. Kulakçıklar dakikada 150 350 defa kasılırken karıncıklar buna 1/2 veya 1/3 oranında kasılmayla cevap verir. Böyle bir kimsenin kaydında bir QRST karmasına, birden daha fazla P dalgası düşer. Kalbin işlemesinde görülen anormalliklerin en yaygını kulakçık fibrilasyonudur. Nabzı düzensiz kimselerin aşağı yukarı yarısında bu fibrilasyon, yani güçlü kasılma vardır. Kulakçık sağlıklı insandaki gibi kasılmaz, seğirmeye benzer bir hareket yapar. Karıncıklar da anormal dürtüyü almamış olurlar. Kulakçıkların seğirmesi dakikada 400’ü bulur. Bazen bu sayıyı geçtiği de olur. Kayıtta düzenli P dalgası görülmez ve QRST karması düzensiz aralıklarla çıkar.

Kalp bloku, elektrokardiyografi dalgalarını incelemekle zamanında teşhis edilebilmektedir. Bu durumda kulakçıklar ve karıncıklar arasındaki elektrik bağlantılarında bir bozukluk vardır. Bağlantı ya kısmen (yarım kalp bloku), ya da tamamen (tam kalp bloku) bozulabilir. Bu durum, kulakçık ve karıncıkların birbirine bağlı olmaksızın çarptığını gösterir. Yarım tıkanma sonucu nabız düzenini kaybeder; tam tıkanmada karıncıkların kendilerine ait bir tempoyla kasılması durumunda nabız tekrar düzenli olur, ama artık temposu çok ağırdır. Hasta çabalamaya gelemez, baygınlık krizleri geçirebilir. Bugün suni kalp cihazı takılarak duruma çare bulunmaktaysa da, bu çok önemli bir hastalıktır.
Taşikardi (hızlı kalp atışı) ve bradikardi (ağır kalp atışı) de elektro kaydı ile kolayca ortaya çıkar. Ancak, elektrokardiyografinin kullanılma yerleri arasında en önemlileri koroner trombozu (taç damarlarının tıkanması) ve arterioskleroz (atardamarların sertleşmesi) dur. Elektro kaydındaki özel değişikliklerin anlamı konusunda kesin kurallar yoktur. Doktor sonuçları yorumlarken tecrübelerine, bilgisine dayanır. Bir kalp damarının ya da bir atardamarın tıkanmasından sonraki günlerde,: bu damarın beslediği kas polarmasını muhafaza edemez. Bu da kayıtta çeşitli biçimlerde ortaya çıkar. ST kesimi normalin yukarısında veya aşağısında olabilir. T kesimi de çoğu zaman tersine dönük olarak görülür.

Doktor elektrot çiftlerinin birinin yerini değiştirerek hasta bölgeyi bulabilir ve nereye kadar yayıldığını saptar. Bu ölçmeler hayatın kurtarılmasına yardımcı olabilir; çünkü ileride gelecek krizi önlemek için hastanın geçirmiş olduğu krizin derecesini iyice bilmek gerekir.
Katot ışınları osilloskopu, ile elektro kayıtlarının sürekli olarak alınabilmesi sağlanmıştır. Böylelikle hastanın durumu sürekli ve düzenli şekilde takip edilmekte, çoğu zaman hayatı kurtarılmaktadır.

Elektrokardiyografi yönteminin başlangıcı geçen yüzyılın sonlarına kadar uzanır. Kastaki elektrik gücü üzerinde çalışıp bunun kaydından tedavide yararlanma yollarını ilk arayanlar Kollicker ve Müller adında iki Alman araştırıcı olmuştur. 1876’da ilk önce kalpteki elektrik gücü bir ölçekle ölçülmüş, 1889 yılında ise Fransız bilgini Augustus Waller tarafından ilk kaydı yapılmıştır. Bugünkü kullanılışına en yakın uygulama ise. 1901 yılında HollandalI bilim adamı Einthoven tarafından gerçekleştirilmiştir. O zamandan beri elektrokardiyografi çağımızın en önemli hastalık gruplarından biri olan kalpdolaşım hastalıklarının teşhisinde büyük bir başarı ile kullanılmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>