Eşinizin ailesiyle ilişkiler

Ciddi bir ilişkiye girdiğiniz ya da evlendiğinizde yaşamınıza sadece O değil, ailesi de girecek, yeni kişilerle, birçok şeyi paylaşacaksınız. İki aile arasındaki sorunların gelecekteki beraberliğinizi etkileyeceğini unutmayın.

Aşk öyküleri hep birbirine benzer. Kızla erkek tanışırlar ve birbirlerine âşık olurlar. Birden, sanki artık başka hiç kimsenin önemi kalmamıştır. Artık onlar bir çifttir ve bu birlikteliği yasallaştırmanın zamanı gelmiştir. Erkek kızı, ailesiyle tanıştırmak için evine götürür, kız da erkeği ailesine takdim eder. Erkeğin annesi, oğlunun yeni kız arkadaşından çok hoşlanmıştır, kızın babası da, kızının bundan daha iyi bir seçim yapamayacağını düşünmektedir. Bu arada elbette ki, bazı ufak tefek pürüzler olacaktır. Kız, erkeğin annesinin, oğlunun üzerine bu denli düşmesinden pek hoşlanmamakta, erkek de, kızın babasının, kızının evlilik gibi ciddi bir olay için henüz çok genç olduğunu düşündüğünü hissetmekte ve de hafiften bozulmaktadır.

Bir çift kendisini ne denli bağımsız hissederse hissetsin, aile bağları güçlü ve kolay kolay kopmayan bağlardır. Yanında büyüdüğünüz insanların, yaşamınız üzerinde sürekli etkileri vardır. Aslında, sizin de izleyeceğiniz bir örnek veya bir düzen oluşturarak, geleceklerinizi de etkilerler.

Yaşamlarımızı nasıl sürdürdüğümüz, yetiştirilme şeklimizden mutlaka etkilenecektir.

Bir psikolog ve aile terapisti olan Ann Miller, “Bir birlikteliğin karşı karşıya olduğu en genel sorun, belki de çiftin, kimin ailesini kopya edeceğidir” diyor.

“Aynı eve taşındığımızda, her şeyin ailesinin evindeki gibi olmasını istedi perdelerin renginden, akşam yemeğini saat kaçta yiyeceğimize kadar.” “Bir çiftin yapmak zorunda olduğu ilk seçim, evdeki yaşamlarını nasıl geçirecekleriyle ilişkilidir. Bu da, pencereler açık mı kapalı mı uyunacağından, politika konusundaki uzlaşmalara kadar, birçok şeyi kapsayabilir.”

Onun annesini ve babasını bir daha ziyaret ettiğinizde, çevrenize şöyle bir bakının. Çünkü onların yaşam biçimleri, eşinizin her Pazar neden mükellef bir kahvaltıda ısrar ettiğini, her Cumartesi saat dörtte neden esrarengiz bir şekilde kremalı pasta için kıvrandığını veya Aralık’ın ortasında neden pencereleri ardına kadar açtığını açıklayabilir.

Bu işle uğraşırken, bu arada niçin kendi ailenizin nasıl davrandığıyla daha yakından ilgilenmeyesiniz? Sizin pastırmalı yumurta yerine yulaf ezmesini tercih etmenizin veya kremalı pastayı sadece davet gibi özel günlerde yemenizin, annenizin sağlıklı beslenme alışkanlığıyla bir ilgisi olabilir mi örneğin? Veya kışın pencereleri açmayı aklınızın ucundan bile geçirmeyişiniz, belki de babanızın tasarruf saplantısıyla ilgilidir, kim bilir?

Belirli konularda uzlaşmaya varmak veya farklılıkların olacağını kabullenmek, bir çift olarak birlikte yaşamanın getirdiği bir gerektir. Ama unutmayın ki, ailenizle değil, birbirinizle yaşıyorsunuz. Ve bazı alışkanlıkların nasıl kazanıldığını anlamak her ne kadar kolay olsa da, siz ayrı bir çiftsiniz, bağımsız bir çiftsiniz ve dünya görüşünüzün, geçmişinizle bulanmasına izin vermemelisiniz.

Uzlaşmaya varmak yolunda gerekli olan İIK adım, birbirinin bakış açısını anlamak ve kabullenmektir. Eşinizi, zorluk çıkarmak için zorluk çıkarmakla suçlamak değil.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>